Cuma Hutbesi 17 Aralık 2021!

Cuma hutbesi, her hafta olduğu gibi bu hafta da Perşembe akşamı yayınlandı. Cuma hutbesi, Diyanet İşleri Başkanlığı kadar hazırlanarak resmi sitesi üzerinden açıklanıyor. 17 Aralık 2021 tarihli Cuma Hutbesi’nin konusu “Cuma Namazı: Haftalık Buluşmamız” oldu. İşte Cuma Hutbesi…

DİYANET CUMA HUTBESİ 17 ARALIK 2021

CUMA HUTBESİ’NİN KONUSU: “Müslüman, Dinî ve Ahlaki Değerleriyle Yaşar

Okuduğum ayet-i kerimede Cenâb-ı Adalet şöyle buyuruyor: “Siz, insanlar için ortaya çıkarılmış en uğurlu ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyar ve Allah’a iman edersiniz…”

“En bahtı açık ümmet” övgüsüne mazhar olan her bir mümin, zihnine ve gönlüne sadece İslam’ın yüce değerlerini nakşeder. Kaynağı vahiy olmayan her çeşit fikir, başvuru ve alışkanlıklar karşı itinalı davranır. İmanına zarar verebilecek tehlikelerden uzakta durur. Laf ve davranışlarına İslam ahlakını yansıtır. Dünyevî arzu ve arzuların peşinden koşmaz. Alın terinin kıymetini, helal kazancın bereketini unutmaz. Aldığının ve sattığının hesabını vereceğini aklından çıkarmaz. Eksik da olsa sadece helalle yetinir. Aklı uyuşturan alkolle, ocaklar söndüren kumarla ömrünü zayi etmez.

Kimliğini muhafaza eden bir Müslüman, popüler kültürün girdabında kaybolmaz. Diğer dünyalara ait hayat tarzlarını bilinçsizce taklit etmez. Dinimizde ve sahih geleneğimizde yeri olmayan sembolleri, ağırlama biçimlerini, tavır ve davranışları benimsemez. Bunun, Müslüman kimliğini zedelediğini, toplumu ve gelecek nesilleri dinine, tarihine ve değerlerine yabancılaştırdığını bilir. Tarih sahnesinden silinen nice milletin önce inanç ve değerlerini, sonra da kültür, edebiyat ve sanatını kaybettiğini unutmaz.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bir hadisinde bizleri şöyle uyarmaktadır: “Kim bir topluluğa benzemeye çalışırsa, o da onlardandır.” Yani bir kimse, kendi değerlerini yaşamak ve yaşatmak yerine başkasına özenir, onun inanç ve adetlerini benimserse, sonunda onlar gibi düşünmeye ve onlar gibi yaşamaya başlar. Zira somut ve fiziksel benzeşmenin manevi sonuçlar doğurması kaçınılmazdır.

O halde, Rabbimize, insanlığa ve gelecek nesillerimize karşı sorumluluğumuzun bilincinde olalım. Kur’lahza’a ve sünnete sıkıca sarılalım. Hayatımızın her alanında İslam ahlakını ve terbiyesini kuşanalım. Yaratılış gayemizden uzaklaştıran, kültür ve medeniyetimizi yozlaştıran her türlü söz, kavrayış ve davranıştan uzaktan duralım. Unutmayalım oysa toplumlar, dinî ve ahlaki değerleriyle ayakta durur ve bu değerlerden beslenen şuurla yaşarlar.

Yorum yapın